
Hafızanın kokusu: Gözleri bağlı tiyatroda duyusal dramaturjiler
16 Mayıs 2026
07:00
Konum
203
Süre
3 Saat
Kapasite
24 Kişi
Atölye Hakkında
Gözleri Bağlı Tiyatro, performansın seyircilerin gözleri kapalı olarak deneyimlendiği, diğer duyuların ise tam olarak devreye girdiği bir tiyatro biçimidir. Bu yöntem yalnızca canlı bir sesli oyun değildir; işitme, koku alma, dokunma ve mekânsal farkındalık gibi duyular kullanılır ve hikâye yalnızca oyunculukla değil, müzik, ses efektleri ve oyuncuların kendilerinin ürettiği seslerle de aktarılır.
Gözleri bağlı tiyatro, görme engelli bireyler için betimleyici anlatım gerektirmeden hem gören hem de görme engelli seyirciler için işleyebilen bir tiyatro biçimidir. Geleneksel tiyatroya kıyasla daha yoğun bir deneyim sunar ve seyircinin hayal gücüne geniş bir alan açar.
Gözleri bağlı tiyatro, hikâye dünyasının duyular aracılığıyla açıldığı ve seyircinin hayal gücünün tamamen harekete geçtiği derin, bedensel ve katılımcı bir deneyim sağlar.
Bu atölyede katılımcılar, gözleri bağlı tiyatronun yaratım sürecini ve bu yaklaşımın pedagojik ve dramaturjik olanaklarını keşfedeceklerdir. Oturum, duyusal dramaturji ve duyusal hafızanın harekete geçirilmesine odaklanarak gözleri bağlı tiyatroya bir giriş sunar. Katılımcılar, koku, ses, mekânsal farkındalık, işitme ve dokunmanın anlatı ve sahne ifadesinin unsurları olarak nasıl işlev görebileceğini ve bu araçların seyircinin duyularını keskinleştirmek için nasıl kullanılabileceğini deneyimleyeceklerdir.
Katılımcılar küçük gruplar hâlinde çalışarak kısa gözleri bağlı tiyatro sahneleri oluşturacak ve görme duyusu olmadan bir performansın nasıl kurulabileceğini, belirli duyuların sınırlandırılmasının bedensel hafızayı ve anlam üretimini nasıl güçlendirebileceğini doğrudan deneyimleyeceklerdir.
Katılımcılar uygulamalı egzersizler, tartışma ve deneyimsel öğrenme süreçlerine katılacaklardır. Bu yönüyle atölye, anlatı, pedagoji ve drama eğitiminde bedenin ve duyuların rolünü araştırmak isteyenler için uygundur. Atölyenin amacı, bedenin ve duyuların anlam üreticileri ve kültürel hafızanın taşıyıcıları olarak nasıl işleyebileceğine dair yeni bakış açıları açmaktır.
